Yalnız bir çam ağacı; üzeri parıldıyor, ışıklarla kaplı bir çam. Aslında zamanın ne kadar hızlı geçtiğinin göstergesi. Yeni umutları simgeliyor. Fakat önce geçirdiğin yıl ile yüzleşmen lazım. Geride gördüklerin ağacın üzerindekiler kadar parlak mı? Arkanda bıraktığın yıl gerçekten harika mıydı yoksa ağaca vuran ay yansıması kadar sahte mi? Ya Ay'ın önüne bir bulut geçerse? Her zaman kendi pencerenden baktın, artık başka bir açıdan kendi eylemlerine bakacak kadar cesur musun? Yılın bu günlerinde kendi başına kalırsın. O yalnız çam ağacı sensin. Yörüngende kaç tane Ay var?
Görüyorum; kimselere söyleyemesem de bunları kendimden saklamaya ihtiyacım yok. Görmek istediklerinin hepsi birer güzel hatıra, ya o bulutun ardındakiler!
-Yaptığım hataları kabul etsem, onları insalarla paylaşsam bana gülerler mi?
-Ama kimselere bir şey anlatmana gerek yok. Dur gitme, artık geride kaldı. Döndüremezsin hiçbir şeyi. Biliyorum; değiştiğini göstermek istiyorsun.
-Artık o eski ben değilim, evet o hataları yapacak kadar aptaldım fakat artık değişitim. Bunu onlara göstermem lazım.
-Hayır, gidemezsin. Dur! Doğru yoldasın, bugün büyüdün! En azından gittiğin bir yol var. Onlar artık senin yörügende değil. Artık başkaları senin uydun. Yeni bir yıl geliyor, yeni umutlar; aydınlık olacağını ümid ettiklerin. Aslında hepsi senin elinde. Şimdi bir dilek dile ve sonra püf…
Sezer Demir
-Yaptığım hataları kabul etsem, onları insalarla paylaşsam bana gülerler mi?
-Ama kimselere bir şey anlatmana gerek yok. Dur gitme, artık geride kaldı. Döndüremezsin hiçbir şeyi. Biliyorum; değiştiğini göstermek istiyorsun.
-Artık o eski ben değilim, evet o hataları yapacak kadar aptaldım fakat artık değişitim. Bunu onlara göstermem lazım.
-Hayır, gidemezsin. Dur! Doğru yoldasın, bugün büyüdün! En azından gittiğin bir yol var. Onlar artık senin yörügende değil. Artık başkaları senin uydun. Yeni bir yıl geliyor, yeni umutlar; aydınlık olacağını ümid ettiklerin. Aslında hepsi senin elinde. Şimdi bir dilek dile ve sonra püf…
Sezer Demir


